2015 için yeni bir güneş gözlüğü bakınıyorum.Bir sürü güzel ve havalı model var. Hangisini seçsem henüz karar veremedim. Aslında ilgimi çeken özellikle yuvarlak modeller.Biraz şirin biraz çılgın biraz tarz bşii olsun dimi :) Eee ne sandınız bir bayanın gözlük seçmesi de tabi ki böyle araştırmalar süzgecinden geçtikten sonra oluyor. Yüz hatlarına uygun olması ve göz sağlığımızı bozmayacak standartlarda olması önemli. Yhaa güneş gözlüğü demişken yaz aylarını, sıcağı,güneşi özlediiimmm. Hafif ve rahat kıyafetlerle dolaşmayı özledim. Aslında kar yağınca ortaya çıkan görüntü beni en az güneşli günlerdeki kadar mutlu ediyor. Ama kışın daha zor tabi dışarıda kalanları düşününce içim burkuluyor.:( neyse..... konumuza dönelim ben birkaç model göstertiyim de bakalım beğenecek misiniz? Sizce hangisi olmalı ?
Geçen gün izlediğim bir programda pembe rengin insan duyguları üzerine etkisinden bahsediyorlardı. Pembiş rengin saf ve yumuşacık etkisi sinirlere iyi geliyormuş. Sakinleştiriyor ve daha mutlu olmanızı sağlıyormuş. Programda araçlarını yanlış park eden sürücülerin araçları çekiliyor ve tabi ki aracını tekrar geri almak için bir sürü prosedür sonrası ödeme yapmak için gittikleri büroda yaşadıkları problemin öfkesini orada çalışan görevliden çıkarıyorlardı. Bu duruma bir çözüm bulmak için bütün ofisi pembenin tatlı bir tonuna boyadılar. Bütün eşyalar pembeydi. Bu görüntüden sonra ofise gelen kişiler tam tersi etkiyi göstererek hiç öfkelenmediler. Hatta ofisin sıra dışı bir renk olması dikkatlerini çektiği için o anki problemlerini unutup yaşadıkları şaşkınlığa kapıldılar. Gülerek espriler yaparak ofisten ayrıldılar. Bence güzel bir deney yapmışlar. Ben de bu durumun gerçekliğini kanıtlamak için kendi gözlemlerimi yapmaya başladım bile. Pembe renk ile yapılan bütün dekorasyonlar çok güzel oluyo. Her şeye çok yakışıyo ve sevimli bir hava katıyo. Sizce de öyle değil mi? Seçtiğim resimleri görmeden geçmeyin emi canlar. :)
Sipariş ettiğim kitaplar da geldiii.;) Vallahi ne yalan söyliyim ne zamandır çok istememe rağmen bir türlü herhangi bir kitaba başlayamıyordum. Gez toz, misafir ağırla, tarifler dene, evliliğin temposuna alış derken kitaba açlığımı fark ettim. Bir an önce okumalıyım .Yeni maceralara atılmalı, yeni hayatlara ortak olmalıyım, belki de bir kitabın sayfasında yeni bir beni keşfetmeliyim. Acaba kitabın kahramanı bana benziyor mu ? Hangi sırları anlatmış, hangi gizli yönlerini dökmüş ortaya. Çok merak ediyorum çookk ...Ne de olsa meraklının biriyim :)
Bu gördüğünüz kitapları da internetten sipariş ettim. Handan'ı okudum bile. Ayşe KULİN'in Gizli Anların Yolcusu'nu okuduysanız Handan'ı tanırsınız. İçten, samimi, yalnız ama güçlü kadın.O da kendisini okuduğu bir kitapta buluyor. Halide Edip Adıvar ın Handan adlı kitabını okuyor. Adı gibi benzer olan ve bazende hiç benzemeyen yaşamını irdeliyor. Kitabı okurken anlatıyor yaşamını. Neyse ben özetledim.Gerisini size bırakıyorum. Okumanızı öneririm ;)
En iyi dost kitaptır demişler. Hiç soru sormadan anlatır döker içini. Sizi size anlatır çoğu zaman. Mutluluklarınıza, hüzünlerinize dokunur. İtiraf edemediklerinizi fısıldar size biliyorum der.Bence de kitap en iyi dost oluyor insana. Şimdi ise 'Allah de ötesini bırak' adlı kitabı okumaya başladım. Daha ilk birkaç sayfasında etkisine alan bir kitap. Bu kitapla ilgili düşüncelerimi kitabı bitirdiğimde başka bir yazımda anlatacağım.
Hoşça kalın arkadaşlar. Siz de Handan ı okudunuz mu ? Nasıl buldunuz ?






